Perşembe, Mart 08, 2007

Çarşamba, Mart 07, 2007

Bu poster 80'lerin ortasında Güney Avustralya'da piyasaya sürülmüş ve çabucak geri toplatılmış. Nedeni aşağıda görülüyor.. Bu grafiği tasarlayan ve içine şaka olsun diye bunu yerleştiren ressam bunun bir kamyonun arkasında büyük haliyle birinin dikkatini çekeceğini düşünememiş. Ressam kovulmuş ve mahkemeye verilmiş,posterler de alelacele toplatılıp yokedilmiş.


GÖRÜNTÜLENEN İLK HORTUM...

MAVİ GÖZLÜ DEV...

Harika olmuş muhteşem...

Kartallar ve insanlar

Kartal,kus turleri icinde en uzun yasayanidir. 70 yila kadar yasayan kartallar vardir. Ancak bu yasa ulasmak icin,40 yasindayken cok ciddi ve zor bir karar vermek zorundadir. Kartalin yasi 40'a vardiginda penceleri sertlesir,esnekligini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sagladigi avlarini kavrayip tutamaz duruma gelir. Gagasi uzar ve gogsune dogru kivrilir.

Kanatlari yaslanir ve agirlasir. Tuyleri kartlasir ve kalinlasir. Artik kartalin ucmasi iyice zorlasmistir. Dolayisiyla kartal burada iki secimden birini yapmak zorundadir:
- Ya olumu sececektir,
- Ya da yeniden dogusun acili ve zorlu surecini gogusleyecektir.

Bu yeniden dogus sureci 150 gun kadar surecektir. Bu yonde karar verirse kartal bir dagin tepesine ucar ve orada bir kaya duvarda, artik ucmasina gerek olmayan bir yerde, yuvasinda kalir. Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasini sert bir sekilde kayaya vurmaya baslar. En sonunda kartalin gagasi yerinden sokulur ve duser. Kartal bir sure yeni gagasinin cikmasini bekler. Gagasi ciktiktan sonra bu yeni gaga ile pencelerini yerinden soker cikarir. Yeni penceleri cikinca kartal bu kez eski kartlasmis tuylerini yolmaya baslar. 5 ay sonra kartal, kendisine 20 yil veya daha uzun sureli bir yasam bagislayan meshur yeniden dogus ucusunu yapmaya hazir duruma gelir.

Kendi yasamimizda sIk sIk bir yeniden dogus sureci yasamak zorunda kaliriz. Zafer ucusunu surdurmek icin, bize aci veren eski aliskanliklarimizdan, geleneklerimizden ve anilarimizdan kurtulmak zorundayiz.Ancak gecmisin gereksiz safrasindan kurtuldugumuzda, deneyimlerimizin yeniden dogusumuzun getirecegi olaganustu sonuclarindan tam olarak yararlanabiliriz. yeni dogmus bir kartal kadar guclu ve gecmisten elde edilen butun birikimlerle donanmis olarak Kucaklayabildiginiz tum sevgiler sizinle olsun ...
""" * İLGİNÇ * """



FOTOĞRAFÇILIĞI SEVİYORUUUUUM...

Bu harika foto'nun devamını görmek için buraya tıklayınız...!!!

O'an...
High Speed Camera...

Gözlerinize inanamayacağınız güzellikte bir video... Şiddetle tavsiye ederim!!!



Highspeedcamera1 - More bloopers are a click away
İşte karşınızdaaaa LEVI'S...


Levi's
Uploaded by toshi33

Comercial Levis...




Comercial Levis
Uploaded by mini4027

PUB avec FLAT ERIC de Levis...


PUB avec FLAT ERIC de Levis
Uploaded by lucasleroa

Levis (taintedLove)...


Levis (taintedLove)
Uploaded by ribkurios

Salı, Mart 06, 2007

AH ŞU ÇILGIN TÜRKLER...!!!

Turkler oldurulebilir, lakin maglup edilemezler. NAPOLYON

Turkler bir irk ve bir millet olarak yeryuzunun en serefli insanlaridir. LA MARTINE

Savasin zevkini almak isteyen Turklerle savasmalidir. TAUSEND

Turkler, devlet yikmakta ve devlet kurmakta birinci sinif ustatlardir. HAMMAR

Turk, asillerin asilidir. Yapma olmayan, gosterisi bulunmayan bu pek yuksek adalet ona, tabiatin hediyesidir. PIERRE LOTI

Söze gerek yok, canım TÜRKİYEM...!!!


En minik doğan bebek...




Foto sanatı sen nelere kadirsin...:)








Bu teorinin doğruluğuna inanmaya başladım şimdi... :)

Pazartesi, Mart 05, 2007

LEVI'S


Gözler için yayımlamasa idim sensei bana çok kızardı eminiiim :)






The yazı...
Le Coin ve King Fisher'ın önünden yürüyerek, Biletix'e gittim, Babylon'daki konser için Trakya All Stars Featuring Smadj'a yer ayırttım, sonra, The House Cafe, Princess Hotel ve Moviplex'in yanından Zara'ya çıktım.
Schlotzsky's Deli, Massimo Dutti, Nine West ve Mc Donalds'ın önünden, Burger King ve Marks&Spencer'ın olduğu tarafa geçtim, Lacoste ve Mango'ya baktım, üşümüştüm, Starbucks'a daldım, macchiato büyük geliyor, espresso tercih ettim, oradan D&R'ye girdim, Auto Show, Chip ve Cosmopolitan aldım , Crown Cafe, Veni Vidi ve Norht Shield'in önünden yürüyerek, New York Bagel Factory'e geldim, acıkmıştım, fast food severim, ayıptır söylemesi.
Philadelphia cream cheese'li bagel ve üstüne pancake yedim, o sırada masada bulunan bir gazetenin Look ilavesine göz attım, alışverişin zamanı diyor, iyi fikir, taksiye bindim, kapısında Taxi yazıyor, önümde giden otomobilin arka camında da baby on board yazıyor, Fenerium'un önünden, Nautilus'un solundan geçip, Capitol'un oraya çıktık, trafik kilit, "oh my god" dedi şoför arkadaş, döndük mecburen, TEM'den gideceğiz.
Incity, Kent Plus, Uphill, My World, Moontown, Diamond, Suncity ve Highpark'ın arasından köprüye çıktık, Mashattan sağımızda kaldı, biz sola döndük, Metrocity'nin önünde indim, ağız alışkanlığı "thank you" dedim şoföre, o da "see you" dedi bana, Metrocity'e girmedim , Harvey Nichols'ı merak ediyorum, Angelo Nardelli, Bally, Bashqua, Carnevale, Perigot, Haaz, Fornarina, So Chic, Patrizia Pepe, Swarovski, Scabal, Birkenstock, Cesare Paciotti, Furla, Shisly, Momtobe, Only, Mandarina Duck, Via Pelle ve Kaloo'ya şöyle bir bakıp, Harvey Nichols'a girdim, pahalı, daha bir halk tipi shopping center 'a gideyim dedim, şöyle insanların gönlünce öldüğü, çocukların dövüldüğü falan bir yer, başka bir Yellow Taxi 'ye bindim, radyoda Joy FM açıktı, şoför baktı ki bende Türk tipi var, Power Türk'e çevirdi
Sivaslı Hadise stir me up'ı söylüyordu, dinleye dinleye İstanbul'un biggest alışveriş merkezine geldim, Soleil, Dry, Fleor, Bernardo, Tchibo, De Facto, Jujube, Saffio, Best, Jump, Sun, Silver, Oxxo, Seven Hill, Evita, Bleu Petrol, Sunset, Oysho, Colors, Perspective, Lovesyou, Fever, Little Big, Ravelli, Red Apple, Next, Miss Trendy, Shoeroom, Lilies , hepsi çok güzel, Waly'de ayakkabımı boyatıp, Flower'dan çiçek aldım.
Advantage Platinum'u yanıma almayı unutmuşum, Mastercard Gold ile ödedim, parayı öderken aklıma geldi, arada bir çalışıyormuş gibi yapmak da lazım tabii, işe geldim.
Bugün yazmak istediğim konu şu...
Eurovision'a yabancı şarkı sözü ile katılırsak, kültürümüz rencide olur mu?

"İLGİNÇ"

"Hayatın havaya attığımız 5 topla oynanan bir oyun olduğunu düşünelim...!!!

Bu Toplar;

1. işimiz
2. sevdiğimiz
3. sağlığımız
4. dostluklarımız
5. benliğimizdir

Bu 5 top içinde bir tek "işimiz" lastik bir toptur. Düşürürsek zıplatabiliriz. Ancak Diğer 4 top camdan yapılmıştır. Düşerse kırılır, yerine konulamazlar.Bunu fark etmeli ve hayatımızı bu dengeye göre kurmalıyız. Oysa hepimiz o ilk lastik topu tutabilmek uğruna diğerlerini kırıp dökmüyor muyuz ? "